İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Tommy Zwicky Huawei’den neden istifa ettiğini açıkladı

Eski Huawei Danimarka ofisi İletişim Başkan Yardımcısı Tommy Zwicky, Çin’in Uygur Türklerine yönelik sistematik takibatına sessiz kalmayarak hayli konuşulan istifasının sebeplerini söyledi.

Aralık ayında istifa eden ancak sözleşmesi gereği Şubat ayına kadar açıklama yapamayacağını söyleyen Çinli teknoloji devi Huawei’nin Danimarka ofisi İletişim Başkan Yardımcısı Danimarkalı Tommy Zwicky, istifa nedenini ayrıntılarıyla açıkladı. Tommy Zwicky, “Huawei Uygurlara yönelik yüz tanıma teknolojisi geliştiriyordu. Ben sesimi yükseltmezsem aynaya bakamayacaktım.” ifadelerini kullandı.

İnsan hakları ihlallerinde sınır tanımayan Çin’in, Çin merkezli teknoloji şirketi Huawei’nin, Uygur Türklerini tespit etmek için geliştirdiği teknolojinin ortaya çıkmasının ardından Huawei’nin Danimarka ofisi üst düzey yetkililerinden Tommy Zwicky 2020’nin Aralık ayında istifa etti. Zwicky, Twitter’dan istifasına yönelik yöneltilen soruya, “Yapamam, bu yüzden istifa ettim.” cevabını verdi ve daha sonra paylaşımını sildi. Kontratı Şubat ayında sona eren Zwicky, o zamana kadar istifasını ayrıntılandırmayı reddetti. Huawei şirketinin Danimarka’daki ofisi İletişim Başkan Yardımcısı, Çinli şirketin Uygur Türkleri üzerinde gözetim araçlarını test etmesinden dolayı istifa ettiğini açıklasa da sözleşmesi gereği Şubat ayına kadar açıklamasını erteledi. Şubat ayına gelindiğinde ise Tommy Zwicky’ten istifaya ilişkin çarpıcı açıklamalar geldi.

Eski Huawei Danimarka ofisi İletişim Başkan Yardımcısı Tommy Zwicky

“ARTIK AYNADA KENDİME BAKAMAYACAKTIM”

Çinli teknoloji devinin azınlıkları izleyebilecek bir “Uygur alarmı” sistemi üzerindeki çalışmalarının ifşa edilmesinin ardından istifa eden Zwicky, artık sözleşmeye bağlı olmadığı Şubat’ın 1’inde, şirketin kamu gözetimi ve insan hakları konularını ciddiye almadığını söyleyerek ilk kez The Post’a konuştu. Eski Huawei yetkilisi Tommy Zwicky, artık aynada kendine bakamayacağını söyledi.

Şirketin Danimarka ofisinin İletişim Başkan Yardımcısı Tommy Zwicky, Çin yetkililerinin gözaltına aldığı, Müslüman olan Uygurları tespit etmek için Çin polisinin kullanabileceği yüz tarama yazılımı testini ortaya çıkaran Washington Post raporunun ardından gerçekleştirdiği Aralık ayındaki istifası için “Bana çok net söylendi, ‘Hata yaptığımızı kabul etmeyeceğiz’ denildi. Kalırsam aynaya kendime bakamayacağımı biliyordum.” diye konuştu.

Zwicky, şirketi potansiyel olarak baskıcı teknolojiye karşı daha güçlü bir şekilde konuşmaya ittiğini ve şirketin sadece hikayeyi ortadan kaldırmakla ilgilendiğine inandığı için aniden istifa etmeyi seçtiğini dile getirdi.

HUAWEİ’YE UYGUR TEPKİSİ: NE OLDU?

Eski bir gazeteci ve Danimarkalı bir çocuk TV haber şovunun sunucusu olan eski Huawei yetkilisi Tommy Zwicky, altı ay önce Huawei’nin Danimarka’daki iletişiminin yüzü olarak görev yapmak üzere işe alınmıştı. Zwicky, başlangıçta Huawei’yi şirketin baskıcı gözetim önlemlerini körüklediği iddialarına karşı savunmak için çalıştı. Ancak The Post ve araştırma kuruluşu IPVM, yapay zeka kamera sistemini belgelendirdikten sonra Zwicky, “Okudum ve hemen midemde o düğüm oldu. Huawei’in hakaretçilerine herhangi bir kanıt bulmaları için her zaman cüret ettim. Ve işte buradaydı. ” dedi. Rapora göre Huawei, Uygur azınlıkları tanıyan ve polisi uyaran yapay zeka yazılımını test etti.

“BARİZ İNSAN HAKLARI İHLALİ”

Olyaın yayımlanmasından sonra Zwicky, şirketin İskandinav bölgesindeki iletişim yetkilileri için dahili bir sohbet odasında cevap aradığını ve bunun “bariz bir insan hakları ihlali” olduğunu söyleyerek “Onlara bunu ciddiye almamız gerektiğini söyledim” dedi.
Şirketin sorumluluk almak niyetinde olmadığına inanan Zwicky, istifa etme kararını verdiğini belirterek, “Güvenilirliğimi kaybetmeyeceğim. Bunu yalnızca bir kez kaybedebilirsiniz.” ifadelerini sözlerine ekledi.

“Belgeler gösteriyor ki, Huawei etnisiteyi tespit etmek için teşvik edilen birkaç gözetim sistemi üzerinde çalıştı”

ZWİCKY: ŞİRKET ETİK BİR SORUYA TEKNİK CEVAP VERMEK İÇİN UĞRAŞTI

The Post’a konuşan Zwicky, “Dürüst olmak gerekirse, bunun büyük bir hata olduğuna inandıklarını sanmıyorum. Öyle olsalardı, daha iyi idare ederdik.” ifadelerini kullandı.

Zwicky, Danimarka haber dergisi Journalisten ile Pazartesi günü yaptığı başka bir röportajda, ise Huawei’nin “etik bir soruya teknik bir cevap” vermek için uğraştığını söyledi.

Huawei, Uygurları fişleyen yazılımı için patent başvurusu yaptı!

Çinli teknoloji devi Huawei, Çin’in Doğu Türkistanlıları gözlemlemek için kullandığı teknoloji kapsamında yeniden gündeme geldi. Çin yönetiminin güdümündeki Huawei şirketi, gözlem teknolojisinin patentini almak için başvuru yaptığı öğrenildi.

Doğu Türkistan’da sistematik baskılara maruz kalan Uygur Türkleri aynı zamanda teknolojik gözetim altında tutuluyor. Çin merkezli teknoloji şirketi Huawei’nin Uygur Türklerini tespit etmek amacıyla yeni bir sistem geliştirdiği ve bunun için patent başvurusu yaptığı bildirildi.

YAZILIMIN PATENTİNDE “UYGUR” İBARESİ GEÇİYOR

Yetkililer, sistem için patent başvurusunda bulundu. Bugün BBC’de yer alan habere göre, ABD’li video gözlem denetimi ve analizi şirketi IPVM konuyu gündeme getiren bir açıklama yaptı. Ayrıca IPVM’nin ortaya attığı bilgilere göre, söz konusu patentte “Uygur” ibaresi geçiyor.

“ÇİNLİ TEKNOLOJİ DEVLERİNİN UYGUR HALKI ÜZERİNDEKİ ZALİM SALDIRILARI DESTEKLEMESİ…”

Konuyla ilgili Birleşik Krallık Parlamentosu Dış İlişkileri Komitesi Başkanı Tom Tugendhat, “Çin merkezli teknoloji devlerinin Uygur halkı üzerindeki zalim saldırıları desteklemesi, tüketiciler ve toplum olarak bizlere, hangi ürünü satın aldığımız veya hangi şirketleri ödüllendirdiğimiz konusunda daha dikkatli olmamız gerektiğini gösteriyor.” dedi.

ÇKP Doğu Türkistan’da takibatı arttırıyor: 5G ağlarını yaygınlaştırma planı!

Çin Komünist Partisi (ÇKP) Doğu Türkistan’da takibatı arttırıyor. Çin’in Doğu Türkistan’da takibi kuvvetlendirmek amacıyla 5G ağlarını yaygınlaştırmak için yeni bir plan geliştirdiği öğrenildi.

Türkistan Press’in haberine göre Çin’in yayın organı Xinjiang gazetesinde yer alan bilgiler doğrultusunda, Doğu Türkistan Bilgi ve İletişim İdaresinin Urumçi merkezli 5G ağ inşaatının genişletileceği ve 2021’nin sonuna kadar tüm şehirlerde 5G ağ kapsama alanı sağlayacağı öğrenildi.

“AKILLI ŞEHİR PLANI”

Çin’in en büyük teknoloji şirketi olan Huawei 2014 yılından bu yana Çin’deki 500’den fazla şehri “akıllı şehir” kapsamına almış Doğu Türkistan’da ise alt yapı işlemleri için üç büyük telekomünikasyon şirketine ihale vermişti, ancak bu şirketlerin isimlerinin açıklanmadığı biliniyor.

518 NOKTA BELİRLENDİ

Daha önce 2019 yılında 126 milyon Yuan bütçe ayrılan proje kapsamında 518 noktanın 5G gösteri ve ticari test istasyonu olarak belirlendiği ortaya çıktı.

Çin kaynaklarına göre 2021 yıl sonuna kadar tamamlanması planlanan şebeke çalışmalarının geliştirilmesi için bölgede 5G alt yapı inşaat tanıtımının yoğun bir şekilde yürütüldüğü öne sürülüyor.

UYGUR TÜRKLERİ HEDEFTE!

Gözlemciler ise bununla Uygur Türklerini ve diğer etnik gurupları asimile etme hedefi ile bölgedeki mutlak gözetimi temel alan “polis devleti” sistemini daha da güçlendirileceği öngörüsünü paylaşıyor.

Tayvan: Çin Komünist Partisi, Uygurları kobay olarak kullanıyor

Tayvan’daki üst düzey bir askeri düşünce kuruluşu olan Ulusal Savunma ve Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü (INDSR) toplama kamplarında tutulan on binlerce Uygur gencinin, Çin’in iç bölgelerindeki işletme ve üretim tesislerinde zorunlu olarak çalıştırmak için transfer edildiğini bildirdi.

UYGURLAR, ÇİN’İN İŞ GÜCÜ İHTİYACININ EN KOLAY ÇÖZÜMÜ

Rapora göre Çin Komünist Partisi (ÇKP) yönetimi işletmelerin çalışmasını ve üretimin devam etmesini istiyor. Bunun için Çin yönetimince çok sıkı kontrol edilen ve ve hiç bir şekilde itiraz etme ve direnme imkanı olmayan Uygur bölgesinde yaşayan Çin’deki üretimin sürdürülmesi konusunda kullanıyor. Çin’in toplama kamplarında tutulan Uygurlar, Çin’in virüs salgını yüzünden günden güne gerileyen ekonomik ve üretimini desteklemek için iş gücü olarak kullanımını güvence altına almanın en kolay yolu haline geldi.

Çinli araştırmacı ve yazar Tsun-yen Wang, yazıları ile bu konuda uyarılarını sürdürüyor. Wang, 28 Şubat 2020’de yayımlanan, “Uygurlar:ÇKP için Bir Satılık Mal” başlıklı yazısındaki iddialarını Avustralya düşünce kuruluşu Avustralya Stratejik Politika Enstitüsü’nün (ASPI) çalışmalarına dayandırıyor. Wang,yazısında birçok Uygur’un çalışmaya zorlandığına dair “güvenilir ve sayıları her gün bir az daha artan kanıtlar” olduğunu belirtiyor. Uygur gençlerinin sözde “yeniden eğitim kamplarından mezun olduktan sonra” Çin’deki fabrikalarda çalıştırılmak üzere Çin’in iç bölgelerindeki endüstri ve üretim bölgelerine nakledildiklerini de açıklıyor.

ÇİN’İN PEMBE PROPAGANDASI

Çinli Araştırmacı Wang, yazılarında Pekin’in kontrol altındaki her olay ve gelişmeyi uluslararası topluma ve dünyaya “Pembe propaganda” olarak göstermeye çalıştığını ayrıca özellikle bu sürecin en son ortaya çıkan Çin virüsü salgınının patlak vermesinden bu yana daha da hızlandındığını bildiriyor. ÇKP’nin idaresinden Xi Jinping iktidarı, koronavirüs üzerinde neredeyse zafer kazandığını öne sürüyor. Bu arada Çin vebası salgının çıkış merkezi Hubei eyaletinde, COVID-19 salgınının merkez üssünde veya Çin’in diğer bölgelerinde yeni vakaların ortaya çıkmadığı iddiasını tekrarlıyor.

İngiliz Guardian gazetesi Çarşamba günü yayınlanan bir haberinde Hubei Eyaleti yetkililerinin 8 Nisan gibi erken bir tarihte Hubei sakinleri üzerindeki tüm seyahat kısıtlamalarını kaldırmaya hazırlandıklarını açıkladığını bildirdi. Ancak Pekin’in bu iddiaları, Tayvanlı araştırmacılar ve hükümet yetkilileri Çin’in bu iddialarını “Gerçeklere aykırı ve agresif Pembe Propaganda” haber olarak değerlendiriyor.

Kaynak: QHA – Kırım Haber Ajansı

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir